Mustafa BALBAY


Prof. Haberal’ın gözüyle cumhurbaşkanlığı...

Prof. Haberal’ın gözüyle cumhurbaşkanlığı...


 

 

Önceki gün Sözcü Yayın Grubu Ankara temsilcisi, kardeşim Saygı Öztürk’le birlikte Başkent Üniversitesi’nin kurucusu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın konuğuyduk. Üniversitenin Bağlıca kampüsündeki ana binasında pide fırınının önünde bizi ağırladı.

 

 

Organ naklinde dünya öncüsü Haberal bu kez odun ateşindeki fırına kürekle pide attı, pişmiş olanların sofraya naklini sağladı! İlkokulu gaz lambasıyla okuyup bugün lazer ışınlarıyla bilim yapan Haberal, “Yeryüzünde hiçbir emek boşa gitmez” sözünün canlı tanığı.

 

Baba mesleği fırıncılıkta da ustalığına tanık olduğumuz Haberal Hoca sofradakileri, etrafımızdakileri tek tek sayıp hemen tümünün üniversitenin bünyesinde üretildiğini anlattı. Bilimin yanı sıra tarımdan tekstile pek çok alanda üretim var.

 

Bugün üniversitede binlerce öğrencinin, akademisyenin, çalışanın yanında 6 milyon da ağaç yükseliyor. Geçtiğimiz yıllarda bir müteahhit, “Hocam buradan 30 bin konut çıkar, yarısı sizin olur” deyince, yeri geldiğinde kullandığı sert bakışını gösterip, “Bunu bir daha telaffuz etme” karşılığını vermiş!

 

***

 

Prof. Haberal’la Silivri günlerindeki anılarımızın tozunu aldıktan sonra gündeme geldik. Türkiye’deki cumhurbaşkanı seçimleri Haberal için ayrı önem taşıyor. Ecevit, başbakanlığı döneminde Haberal’a cumhurbaşkanlığı önerisinde bulunmuştu. Öneriyi niçin kabul etmediğini şöyle özetledi:

 

“O dönem parlamenter sistem vardı. Meclis’ten bir kişinin daha uygun olacağını değerlendirdim.”

 

O günlerden bugünlere geçerken Meclis’in yeniden “Türkiye’nin kalbi” olma özelliğine kavuşması gerektiğini vurguladı.

 

404.000 TL’den Başlayan Fiyatlarla ve 5 Taksitle Termal Tatil Fırsatını Kaçırmayın!

Sinpaş Kızılbük'te Peşin Alımlarda 404.000 TL Başlayan Fiyatlarla ve 5 Taksitle Marmaris'te Devre Mülk Sahibi Olun!

Sinpaş Kızılbük

Haberal, gözünü budaktan, sözünü dudaktan, ülkesine hizmetten sakınmayan bir toplum önderi. Geçen yıl nisan ayında Atina Akademisi’ne alınan tek yabancı olarak kürsüye çıktığında söze şöyle başladı:

 

“Burada olmamı Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyum”

 

Haberal, önemli bir konuya değineceği zaman “Türkiye’nin potansiyeli çok yüksektir. Yapamayacağımız çok az şey var. Yeter ki ülkenin ve Atatürk’ün kıymetini bilelim” cümleleriyle başlar. CHP’nin cumhurbaşkanı adayını belirleme tartışmalarına da böyle başlayıp şöyle devam etti:

 

“Mesele CHP meselesi değil, cumhurbaşkanı kim olacak meselesi değil, memleket meselesi. Böyle bakmaları gerekir. Kullanacakları tek sözcük var; hizmet. Hizmete talip olduklarını anlatacaklar, ikna edecekler, güven verecekler. Birleşecekler, kazanacaklar. Başka yolu yok. Bir ülkede hukuk yoksa hiçbir şey yeşermez. Bunu tesis edeceklerini millet bilmeli, hissetmeli. Hizmet, hizmet... Bu, aşkla yapılacak bir şey. Atatürk ne diyor? Zafer, ona en çok inananındır. Biraz da söz dinlemek iyidir bu yolda! Dinleyeceksin, danışacaksın...”

 

Haberal’a göre, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş bir araya gelecek, birlikte çözüm üretip birlikte yürüyecek, başka yolu yok!

 

***

 

Haberal’ın değerlendirmeleri çevremizdeki hemen herkesin ortak görüşü. Türkiye’nin siyasi tarihini de bilen kimi yaş zengini akademisyenler sözü şöyle bağlıyorlar:

 

 

“Örneğin, İmamoğlu ile Yavaş ikisi birden Erdoğan’ın karşısında aday olsa, ilk ikiye onlar kalabilir diyen de var! Bu abartılı bir özgüven. Erdoğan’ı tanımıyorlar mı? Tek kazanma yolu birlikte yürümek. Bunu bozmak için her şeyi yapacaklar. Aralarında ikilik çıkarsa Erdoğan’ın çaba harcamasına gerek yok!”

 

Son anda bir değişiklik olmazsa yarın Özel, İmamoğlu, Yavaş buluşacak, süreci değerlendirecek.

 

Beklenti şu:

 

Bir araya gelin ve ayrılmayın!