Prof.Dr.Esfender KORKMAZ

Tarih: 04.02.2026 04:15

Ocak enflasyonu analizi…

Facebook Twitter Linked-in

Ocak ayı TÜFE oranı aylık yüzde 4,84 ve yıllık yüzde 30,65 oldu. İTO ocak ayı geçinme endeksi de, aylık yüzde 4,56 ve yıllık yüzde 36,15 olarak açıklanmıştı.

2022 TL krizinden beri, farklı birkaç ay dışında genel olarak ocak ayı TÜFE oranı daha yüksek çıkıyor. Bu senede yüksek çıktı ve fakat geçen yıllara göre bakarsak biraz daha düşük kaldı. (Aşağıdaki Tablo)

Ocak enflasyonu analizi… - Resim : 1

Ocak aylarında TÜFE’nin yüksek çıkmasının nedenleri?

Bir neden, gıda da sezon pahalılığıdır. Ocak ayı TÜFE sepeti içinde en fazla gıda da artış var. Gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık enflasyon oranı yüzde 6,59 oldu. 4,84’luk Ocak aylık enflasyonuna gıdanın katkı payı ise 1,61 oldu.

Ocak ayına özgü “yılbaşı ayarlamaları” yapılıyor. Birçok kalemde (hizmet tarifeleri, sözleşmeler, “liste fiyatları” yılın başında toplu güncellemeler şeklinde yapılıyor.

2026 Harçlar ve cezalarla maktu vergi artışları ocak ayında devreye girdi.

Reuters’in anketine göre Ocak ayında TÜFE’nin yüksek çıkmasının bir nedeni de ücret düzeltmeleridir. Ücret artışı hizmet sektöründe, restoran-otel, ulaştırma gibi emeğin yoğun olduğu sektörlere daha hızlı yansıyor.

2021 sonunda faiz nas ile başlayan TL krizi ve artan enflasyon, aradan 4 yıl geçmesine rağmen hala istikrar bulmadı.

2025 yılında küresel enflasyon ortalaması yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Biz hala yüzde 30 enflasyondayız. Bu kadar gecikmesinin ve başarısızlığın nedenleri nedir?

  1. Temel neden, bir istikrar programı yapılmadı. Eğer 2022 başında bir istikrar programı yapılsaydı ve İMF ile işbirliği yapılsaydı, bugün TÜFE yüzde 10 altına inmişti.
  2. Önce heteredoks politikalar uygulandı. Ama bu politikalar da keyfi uygulandı. Sonra rasyonel politikalara dönüş denildi ama bu defa da bütçe de tasarruf yapılmadı ve vergiler artırıldı. Tüketim vergilerinin artırılması fiyatları artırdı. Rasyonel politikalar lafta kaldı.

Gelir ve kurumlar vergilerinin artırılması ise sermayeyi ürküttü. Sermaye dışarı gitti. Arz eksiği oluştu. 2022 öncesi ithal mallarının toplam ithalat içinde oranı yüzde 10 iken şimdi yüzde 16’ya çıktı.

  1. Enflasyonla mücadele ve kriz uzadıkça, enflasyon atalet kazandı. Fiyatlama davranışı geçmiş enflasyona endekslendi. Aynı şekilde üretici ve tüketici de panik oluştu. Satıcılar vitrindeki fiyatları, karları da içeren maliyelerin çok üstünde artırmaya başladı.
  2. Demokrasi ve hukukta, geri düşmemiz, rekabet piyasasını olumsuz etkiledi. Aynı zamanda yatırım ve arz eksikliği yarattı.

Sonuç; eğer ilave önlem alınmaz, özellikle yapısal reformlar gerçekleşmezse, enflasyonun yüzde 15 ile yüzde 20 arasında kronikleşme riski artar.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —